Merhaba sevgili dostlarım. Kısa bir aradan sonra kalemimi
yeniden ele alarak çok önem verdiğim gençlik için her zaman olduğu gibi yine
doğru bildiklerimi yazarak sizlerle paylaşmak istiyorum. Anlatacaklarımın daha iyi anlaşılması için
kısa bir yaşanmışlığı anlatayım istiyorum öncelikle. Geçtiğimiz günlerde Manisa
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne vekalet eden, aylardır yoğun tempodan dolayı
göremediğim değerli bir büyüğümü ziyaret ettim. Kurucuları arasında yer aldığım
Manisa İHH (Manisa İnsani Yardım Derneği) aracılığıyla tanıştığım ve şu an iyikilerim
arasında yer alan bir dost ve abi oldu Necmettin Okumuş. Acısıyla tatlısıyla
üç- beş yılımız geçti birlikte. Kavgalarımız da oldu kahkahalarımız da. Gönüllü
olarak birkaç yıl gece gündüz hizmet ettiğimiz İHH Vakfı; çalışmalarımızdaki
samimiyete binaen dernekleşmemizi istediğinde, vizyonuyla kişiliğiyle bu ağır
yükü kaldırabilecek birilerini ararken birçok kişi arasında en uygun isim olarak
belirlediğimiz Necmettin abiyi derneğimizi resmi olarak kurduğumuzda başkan
olarak seçtik. Dernekleşmeden önce kendi çaba ve gayretlerimizle bir kamyon
yardım malzemesi toplayamazken şu an günümüzde yıllık elli altmış tır yardım malzemesi
gönderir duruma geldik. Bu kolay olmadı. Cebimizden, zamanımızdan,
sevdiklerimizden, ailelerimizden çok fedakarlıklar yaparak gece gündüz
çalışmalar gerçekleştirerek bu seviyelere geldik. Bu yaşanmışlığı neden
anlattığımı merak edenler veya eğitimle ne alakası var diyenler olmuştur. Lider seçmenin, yönetici seçmenin önemini
anlatabilmek için bu yaşanmışlıkları kısaca anlatmam gerektiğini düşündüm. Zira
önümüzde emekliye ayrılma sebebiyle boşalan bir Milli Eğitim İl Müdürlüğü var.
Yazımın başında da bahsettiğim gibi gençliğe çok önem veriyorum. Bu yüzden
boşalan o koltuğa oturacak kişilerin iyi belirlenmesi lazım. Şu an bildiğim
kadarıyla iki aday var: Mehmet Akış ve Fevzi Yüksel. İkisi de çok değerli, sevdiğim
insanlar. Necmettin Okumuş da talip olur mu bilmem ama seçilen arkadaşımızın ülkemize,
Manisa’mıza hayırlı olmasını diliyorum ve bu sürece kısaca değinmek istiyorum. Günümüzde
en önemli konular arasında yer alan eğitim hafife alınmayacak kadar önemli bir
konu. Milli Eğitim Müdürlüğü malum nesillerin şekillenmesi, yetişmesi, milli ve
manevi duyguların yanında ahlaki olarak da belli bir seviyeye getirilmesi gereken
bir kurum. Ehil olmayan kişilerin eline bırakılmamalı eğitim. Münhal makama
atanacak kişinin hem bilgisiyle hem toplumsal ilişkileriyle hem de söz konusu
makama yakışması büyük önem arz ediyor. Malumumuz sistem çok değişti. TEOG’un kaldırılmasından
sonra yeni sistemin oturtulması,
okulların adres alan çalışmaları,
sınavla öğrenci alacak okulların belirlenmesi, tekli eğitime geçiş için okullarda yeni dersliklerin
yapılması gibi zaman kaybetme lüksü olmayan konu başlıkları yer alıyor. Bu meselelerin Milli Eğitim Müdürlüğü
koltuğuna oturacak kişinin karşısına çıkacağı için bu işlerin ehil ellerde olup
olmaması hayati derecede önemlidir. Zira
liyakat sahibi olmayan bir başka deyişle na-ehil kişilerin idaresinde tüm bu
işler hem eğitim için hem de o kişi için zulüm olur. Ayrıca önümüzde bu yaz
Valiliğin ve Bakanlığın çözülmesini istediği büyük sorunlar var. Bunlar ancak
burayı bilen konuya hakim olan ehil bir kişi tarafından çözülebilir. Bu konuda
en donanımlı, en yetkin ve Manisa'ya en verimli olacak kişinin atanması, Manisa'dan
ve Manisa’yı bilen mutfakta yetişmiş birisi olması kaçınılmaz bir
zorunluluktur.
Yorumlar
Kalan Karakter: