Amerika’nın Filistin konusundaki iki yüzlülüğünü bilmeyen kaldı mı? Bir yandan "barış" masalları anlatırken diğer yandan İsrail’in işgalini adım adım genişletmesine göz yumması, artık kimseyi şaşırtmıyor. Fakat ortada sadece bir destekten bahsetmiyoruz, tam anlamıyla bir plan var. Amerika, İsrail’i sadece korumuyor, aynı zamanda Ortadoğu’da kendi çıkarları için bir "ileri karakol" olarak kullanıyor.
Filistin’de yaşananlar bir savaş değil, düpedüz bir işgal ve soykırım. Üstelik bu süreç, yalnızca İsrail’in insiyatifiyle ilerlemiyor. Arkasında, tüm gücüyle Amerika var. Bunu artık saklamaya bile gerek duymuyorlar. ABD'nin silah yardımları, askeri teknolojileri, siyasi koruması olmasa İsrail’in bu denli pervasızca hareket etmesi mümkün olabilir mi?
İsrail’i Korumak Değil, Filistin’i Silmek
Bütün mesele İsrail’i korumak değil. Amerika’nın asıl hedefi, Filistin’i haritadan silmek. Bugün Gazze’de yaşananlar bir soykırımın basamakları. Önce insanları açlığa mahkum ediyorlar, sonra hastaneleri vuruyorlar, elektriği, suyu kesiyorlar. Öyle bir noktaya getiriyorlar ki, Filistin halkı direnmekten vazgeçsin, topraklarını terk etsin.
Amaç belli: İsrail’in "vaadedilmiş topraklar" masalını tam anlamıyla hayata geçirmek, Filistin’i yok edip, bölgeyi tamamen İsrail’in denetimine bırakmak. Bunu yaparken de dünyaya, "İsrail kendini savunuyor" masalını anlatıyorlar. Oysa ortada savunma yok, tamamen planlanmış bir saldırı var.
İsrail ABD İçin Neden Önemli?
Bütün bunları Amerika neden yapıyor, hiç düşündünüz mü? İsrail, ABD için bir müttefikten öte, bir çıkar noktası. Amerika’nın Ortadoğu’da güçlü bir kalesi olması için İsrail’e ihtiyacı var. Silah ticareti, enerji denetimi, bölgedeki diğer ülkeleri kontrol altında tutma çabası… İsrail bu planın tam merkezinde.
Washington yönetimi, İsrail’in işgal politikalarını destekleyerek Ortadoğu’daki dengeleri kendi lehine çeviriyor. Bu yüzden, Birleşmiş Milletler’den çıkan İsrail aleyhine kararları veto ediyorlar. Bu yüzden, İsrail’in yaptığı her katliama "meşru müdafaa" etiketi yapıştırıyorlar. Çünkü İsrail kaybederse, Amerika da Ortadoğu’da büyük bir güç kaybeder.
Peki, Direnişi Nasıl Bitirmeye Çalışıyorlar?
Amerika’nın bir diğer planı, Filistin’in direniş gücünü kırmak. Hamas’ı ve diğer direniş gruplarını "terörist" ilan etmek, Filistin halkının meşru mücadelesini kriminalize etmek bunun bir parçası. Ama sadece bu da değil…
Ekonomik baskılarla Filistin’i çökertmeye çalışıyorlar. İsrail eliyle uygulanan ablukalar, Gazze’nin temel yaşam kaynaklarının kesilmesi, Filistinlileri yaşanmaz bir coğrafyaya mahkum etme çabası... Açlık, susuzluk, tıbbi malzeme eksikliği… Bunların hepsi bilinçli bir savaş stratejisi.
Bir de Arap ülkelerini susturma politikaları var. Suudi Arabistan, BAE gibi ülkeleri ekonomik ve diplomatik olarak etkileyerek, Filistin davasını sahiplenmelerini engelliyorlar. "İsrail ile normalleşme" adı altında, Arap dünyasını satın almaya çalışıyorlar.
Peki, Amerika Başarılı Olabilir mi?
Amerika ne kadar plan yaparsa yapsın, Filistin halkının iradesini kırabilmesi mümkün değil. On yıllardır bu zulme karşı direniyorlar ve her bombalamadan sonra daha da güçlenerek ayağa kalkıyorlar. Çünkü bu mücadele, sadece toprak meselesi değil, bir onur meselesi.
Ve dünya yavaş yavaş uyanıyor. Bugün sokaklarda binlerce insan Filistin için yürüyor. Amerika’nın medya üzerindeki hakimiyetine rağmen gerçekler artık daha fazla insana ulaşıyor. Bu yüzden, Büyük Şeytan ne kadar uğraşırsa uğraşsın, Filistin halkının mücadelesi devam edecek. Çünkü zulüm sonsuza kadar sürmez.
Bugün değilse yarın, ama kesinlikle bir gün, Filistin özgür olacak.
Yorumlar
Kalan Karakter: