ORUÇ TUTMAK…
ORUCA TUTUNMAK…
Alışagelmiş hayatlarımızı silkeleyen mübarek Ramazan ayı kapıya dayandı.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da sahurlar, iftarlar, teravihler, davetler, bayrama hazırlıklarla güzel ve dolu, dolu geçireceğimiz bir Ramazan ayına daha girmiş bulunmaktayız Allah’ın izniyle.
Coşkuyla beklenen misafir nazlı olur, o sebeple on bir ayın sultanı denir Ramazan ayına. Güzel geçirmeyen, kıymet bilmeyen bir yıl daha beklemek zorundadır. Telafisi seneye kalır güzel geçirmeyenlerin. Ve vakti zamanı dolunca terk edip ardına bakmadan gider Ramazan.
Kıymetini bilen mutludur, huzurludur. Kulak asmayan ise nasipsiz kalmıştır bu huzur ve bu bereketten.
Oruç tutmaktan bahs ederiz her zaman. Tutmanın sevabı, kırmanın bedeli, tutmamanın cezası konuları Ramazan ayı boyunca konuşulur ve sorulur toplumda. Bu konuda herkes biraz bilgi sahibidir.
Bundan sebep ben oruç tutmaktan değil, oruca tutunmaktan bahs etmek istiyorum.
Nasıl içten bir tutunmayla tutunmalıyız Ramazan’a.
Ona olan bir yıllık özlemi nasıl gidermeliyiz.
Öyle tutunmalı ki bir yılın acısını çıkarmalıyız.
Öyle sıkı tutunmalıyız ki Bütün organlarımızla tutunmalıyız Ramazan’a, bütün hücrelerimiz nasiplenmeli bu coşku ve bu mutluluktan.
Her zerremizle tutunmalıyız oruca, alacak neyimiz varsa almalıyız bu ay nasibimize düşen her hayırdan. Zira her hayra muhtaç değil miyiz zaten?
Kur’an’ın indirildiği Ramazan ayında, susuzluktan kuruyan Müslümanlığımıza hayat vermek adına özel okumalar yapmalıyız. Salih amele dönecek her bilgiye öylesine muhtacız ki toplum olarak bu sebeple anlayarak, yavaş yavaş okuyarak Allah’ın mesajı ile buluşmak için özel bir fırsat ayıdır Ramazan.
Her zerremiz Kur’an'dan nasiplenene kadar okumalı, yıl içerisinde dağınık okumalardaki eksikleri tamamlamak adına baştan sona bitirmeliyiz aziz kitabımızı.
Allah ile aramızdaki bütün setleri kaldırmak niyetiyle tutunmalıyız Kur’an’a ve Kuran ayı olan Ramazan’a.
Hayır, bereket, huzur, sevinç ayı bu ay. Sıkıca tutunmalıyız oruca. Herkes kendi payına olanı almak için çabalamalı bu kıymetli günlerden.
Zira ‘’Ey iman edenler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi oruç size de farz kılındı. Umulur ki sakınırsınız’’ buyuruyor Allah (cc) ( Bakara süresi 183. Ayette)
Rabbimiz merhameti gereği bizlere tıpkı bizden öncekilere de oruç ile sakınmanın yollarını göstererek, nefsani, dünyevi, duygusal, fikirsel, bilimsel, zihinsel ve şeytani kirlere bulaşmamak için sakınmanın yollarını bizlere öğretmiş iken, Ramazan ayına yetişip hiçbir kirden sakınmadan sadece açlık ile geçirenler oruca tutunmamış olurlar dostlar.
İhtiyaç sahibi olanları doyurmakla mükellef olduğumuzu ancak acıkınca anlıyoruz gibi sadece Ramazan ayında düşünüyoruz aç olanları doyurmayı. Açlık insana verilecek en güzel derstir, eğitimdir, kazançtır, anlayıştır. En aciz halimizdir açlık hali. Kendimiz olmaktan çıkıyoruz. Kimimiz agresif, kimimiz halsiz, kimimiz huysuz, kimimiz rengi benzi atmış bir halde dolaşırız ortalıkta Ramazan da oruç tutmak adına. Evet, bütün bu durumlar ve daha fazlası aç olan insan için geçerli bahanelerdir belki de. Fakat mesajı anlamadan yaşadığımız açlık bizlere hiçbir şey kazandırmıyor. Tutunmalıyız aç kalan taraflarımıza, iftarda doyurduğumuz midelerle beraber aç kalan bütün yönlerimizi doyurmalıyız Ramazan’la. İman, salih amel, merhamet, erdem, adalet, sevgi, eğitim, okuma, anlayış ve daha nice nice konularda açlık çekiyoruz toplum olarak. Ve hepimiz bundan sebep, agresif, sinirli, huysuz ve renksiz şekillerde yaşıyoruz hayatı. Belki de Ramazan bizlere her türlü açlığın getireceği sonuçları gösteriyor.
Sıkıca tutunmalıyız oruca, manevi değerlerle dolmalı kalplerimiz, korkmalıyız orucumuzu ifsad edecek durumlardan, Allah’ın sevmediği herhangi bir davranışla karşılaşınca ‘’ ben oruçluyum’’ deyip terk etmeliyiz ortamları. Kirletmemeliyiz Ramazanımızı, kıymayalım kendimize, maneviyatımıza, oruca tutunmakla elde edeceğimiz güzelliklere.
Sahura kadar uyumayıp sosyal medya, televizyon ve boş sözlerin olduğu ortamlardan sakınmalı, gecelerimizi okuma ve ibadetlerle ihya etmeliyiz.
Nitekim her hangi bir konuda bizlere müjde verenler bizim için değerli olurlar. Ve her zaman deriz ki; hiç unutmam falan konuyla ilgili haberi ilk filan kişi bana getirdi. Hele de sevdiğimiz, güvendiğimiz birisi ise bu haberi getiren daha bir kıymet kazanır yanımızda.
Ramazan ile ilgili Allah Resulü’ n den bizlere ulaşan çok kıymetli müjdeli haberler var. Bir kaçına değinmek isterim.
‘’Oruçlunun rahatlayacağı iki sevinç vardır. Birisi iftar ettiği zaman, diğeri de orucunun sevabıyla Rabbi’ne kavuştuğu andır. ( Buhari, Müslim)
İftar sevincini hepimiz biliriz elhamdülillah. Rabbimize tuttuğumuz oruçların sevabı ile kavuşmanın vereceği sevince nail olalım inşallah.
Yine Allah Resulü şöyle buyuruyor.
‘’ Kim faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır. (Buhari)
Bu ne güzel müjde dostlar. Sadece oruç tutup aç kalmak değil mesele, sadece karşılığını Allah’tan bekleyerek oruca sıkıca tutunmakla inşallah bu güzel neticeyi elde ederiz.
Rasulallah (A.S) bu konuda o kadar çok müjdeler vermiş ki bizlere, Ramazan’ı coşkuyla beklemektir payımıza düşen. Buyurdular ki ‘’Ramazan ayı girdiğinde cennet kapıları açılır, cehennem kapıları kapanır ve şeytanlar bağlanır. ( Buhari savm 5)
Bu hadisi bilen herkes, peki neden şeytanlar halen iş başında derler. Demem o ki; Ramazan ayı gelmiş olmasına rağmen şeytanını sağlam bağlamayanlar düğümlerini kontrol etsinler. Nitekim Ramazanın hakkını vermez isek şeytan hakkımızdan gelir elbet. Ramazan şeytanın bağlanmasına fırsattır, emin olalım ki faziletinden nasiplenmek adına hakkını vererek ibadet ve salih amellerle süsleyeceğimiz bir ramazan da şeytan zaten yanımızda olmak istemez. Artık dileyen güzelce oruca tutunup şeytanına kör düğüm atar dileyen gevşek bağlar.
Oruçlu olmak demek salt yemek yemekten uzaklaşmak demek değildir. Oruçlu olmak demek nefsi arındırmak, zihni terbiye etmek, iradeyi güçlendirmek ve manevi değerlere sahip olmak için çabalamak demektir.
Oruçlu olmak dediğimizde sadece yemek yememeyi söz konusu etmemeliyiz aynı şekilde elimizin orucu ile hatalardan yanlışlardan uzak durmalı, gözümüzün orucu ile harama bakmamalı, dilimizin orucu ile yanlış̧ söz söylemeyip orucumuzu zayii etmemeli, kendimize hakim olmalı, irademizin orucu ile yanlış̧ düşüncelerden kendimizi arındırmalıyız. Tabi bu sıralamayı uzatabiliriz. Fikirlerimizin, duygularımızın kısaca bedenimizin ve ruhumuzun yıl boyunca gevşediği tüm noktaları Ramazan ile tekrardan tutmamız gerektiğini düşünmeli ve tüm yönleriyle ele almalıyız.
Orucu ne kadar sıkı tutar isek gevşeyen yönlerimizi de o denli terbiye etmiş̧ oluruz.
Eğer salt açlık üzere değil, bütün yönleriyle bir irade bir terbiye üzere oruçlarımızı tutar isek hadiste belirtilen kıyamet günü sadece oruçluların geçeceği Reyyan kapısı bizlere açılacaktır inşallah.
Ama salt açlık üzere bir oruç̧ tutup iradeyi eğitmeden bedeni ve ruhu terbiye etmeden geleneksel kültürün dayattığı gerçeklerle Ramazan'ı geçirir isek Reyyan kapısı bizlere açılır mı düşünmek gerekir dostlar.
Rabbimiz Ramazan'ı hakkıyla eda etmeyi ve Reyyan kapısından girenlerden olmayı nasip etsin inşallah...
Ve son olarak yazmak istediğim onca müjde içerisinde hangisini sizlerle paylaşayım diye zorlansam da, Peygamber efendimiz (A.S) sadece kendi orucumuzun kıymetinden bahs etmiyor, ayrıca çevremizde oruç tutanlar için yapmamız gereken güzel bir salih ameli daha bizlere öğretiyor çağlar sonrasından.
‘’ Kim bir oruçluyu iftar ettirirse oruçlu kadar sevap kazanır. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksilmez’’. ( tirmizi savm 82)
Soframıza oturan oruçlunun kıymetinden, bizim tuttuğumuz orucun değerinden, ahirette elde edeceğimiz mükâfattan, güzelce orucunu tutana saygı duyup oruçluya yaklaşmayan şeytana kadar detayları ile bizlere müjdeler veren Allah Resul’üne salat ve selam olsun. Bizlere nebevi bir eğitim ayı olan bu Ramazan ayını bahş eden Rabbimize sonsuz hamdler olsun.
Tutunacağımız orucumuz bizleri maddi, manevi kirlerden arındırsın.
Geçireceğimiz en güzel Ramazan ayı, bu yılın Ramazan ayı olsun.
Tutacağımız en kaliteli oruç bu yılın orucu olsun.
Ve sadece orucu tutmakla değil, yüreklerimizle tutunacağımız bir oruç ile Rabbimizin rızasına kavuşanlardan olalım inşallah.
Şükürle kalın…
Secde'kar
Yorumlar
Kalan Karakter: