Küreselci tayfa tüm güçleri ile saldırıyor bastırıyor.. Görünen o ki bu şeytanın hizmetkarları, bu deccalist zihniyet asla da durmayacak. Bütün imkan, güç ve kabiliyetleri ile, bir çok koldan saldırıyorlalar. Milyonlarca hatta belki milyarlarca insanı da öldürme planları yapıyorlar.
Bu zihniyet daha yeni covidle tüm dünyayı aldatıp saldırmışlardı. Şimdi ise BİLİM başlığı altında kandırdıkları bir çok sağlıkçı ve siyasetçiyle bu seferde Topuk Kanı zırvalığı ve Bebeklik-Çocukluk aşıları ile saldırmaya devam ediyorlar.! Covid sahtekarlığında hedef yetişkinlerdi ve maalesef ki bunu başardılar.. Milyarlarca insanı bir nevi zehirlediler pardon aşıladılar.! Şimdi ise hedef çocuklarımız, yavrularımız, ciğer parelerimiz, göz aydınlıklarımız, o masum, günahsız bebekler, melekler.! Ve eğer insanlık bir kez daha uyur ve tepkisiz kalırsa yavrularımızıda alacaklar, çalacaklar, zehirleyecekler.. Ne acıki belki bir çok doktor ve hemşire ise tabiri caizse HALA uyumaya devam ediyorlar.. Bilerek yada bilmeyerek ama nihayetinde çok kirli bir işe, plana, neticeye ve büyük bir zulme alet olmuş durumdalar.. Çünkü en çok uyanık olması gerekenler onlarken belki en çok uyuyanlar onlar oldu.. İnsanlık, şifa vesilesi gördükleri bu kesimin artık hem kendileri ve hemde o masum bebekleri için en büyük bir TEHDİDE, bir çok hastanelerin ise artık bir ticarethaneye dönüştüğünü fark etmiş durumda. Eğer böyle giderse sebep oldukları yüzünden Vicdanları da onları sıktıkça sıkacak.. Hatta Ðünya, bütün genişliği ile onlara dar gelecek..
Maalesef bu deccalist zihniyet ve onun hizmetkarları Hz. Ademden (a.s) beri ilk defa insan fıtratına direkt girmenin çok kısa ve kestirme bir yolunu buldular.. O yol Mrna teknolojisi ve aşılardı.! Mrna ve rekombinat aşılar ile milyarlarca insanın DNA'sını çok kısa bir zamanda zehirlerken, aslında en büyük su-i kastlerinden birini de yapmış oldular.! Böylece malum nüfus kontrol planlarını da uygulamış oldular.. Zaten o deccalist zihniyetin vitrindeki hizmetkarlarından birisi de bunu video da açıkça ifade etmiş ve bunu aşılarla yapacaklarını yani dünya nüfüsunu aşılarla azaltacaklarını ilan etmişti.. Çünkü; o aşıların tabiri caizse saldırdığı ve etkilediği yerlerden biride ÜREME SİSTEMİYDİ.! Bunu biliyorlardı.. Zaten kendileri yapmıştı. Bugün ise o malum Mrna aşılarını olanların perişaniyetlerini her yerden duyar olduk.. Kalp krizleri, pıhtı atmalar patlamış durumdadır.. Gözleri ağır hasar alanlar, yüz felci geçirenler, bacakları tutmayanlar, cinsel performansını kaybedenler ve daha bir çok hastakıkla boğuşanlar artık saklanamayacak kadar aşikar olmuş durumdadır.. Bizzat bu itirafı yapan çok insan vardır. Artık mızrak çuvala sığmamakta, bir çok veri ise açıklanamamaktadır. Eğer bu itiraf yapılsa, kabul edilse herhalde ki ortalık karışacak, toz duman olacaktır.! Çünkü hükümet zamanında kendilerine yapılan onca uyarıyı, tepkiyi, eylemi, yapılan mitingleri vs. bilerek, isteyerek görmezden gelmişti.. Küreselci bir çok politikayı büyük bir iştahla uygulamıştı.. Bir çok önemli insanı ve doktoru dahi görmezden gelmişlerdi.. Çünkü varsa yoksa kendi doktorları, bilim adamları idi.. Sanki onlar doktor ve bilim adımı iken aksini düşünenler ve savunanlar değildi.! Korkunç hatalar yapılmıştı.. Camilerde cumalar yasaklanmış, insanlar bir sanki tavukların kümese sokulduğu gibi karantinaya sokulmuştu.. Vaka sayıları ise şişirildikçe şişiriliyordu.. Tabiri caizse bir çok hastalığa ve belirtiye basıyorlardı Covid damgasını. Bir kere tespit için PCR testi diye bir saçmalık ve garabet vardı.Tuzağın ilk başladığı yer belki burasaydı.Tabi bu arada bakın şu işe ki Her dönem olan grip, nezle, franjit gibi rahatsızlıklara da ne hikmetse covid döneminde hiç rastlanmıyordu.!
Mesela zavallı Erkan Trükten'e bile o dönem neler etmişlerdi.. Halbuki adam son derece zeki ve araştırmacılığıda, analiz yeteneğide müthiş denilebilecek bir isimdi . Çok yüksek bir öngörü ve isabet oranına sahipdi.. Adam tabiri caizse yırtınmıştı.. Ama en başta uyandırmaya çalıştığı kitle ona en büyük hakaretleri etmişlerdi.. Basın da onu linç etmişti.. Artık televizyonlara çıkartmıyorlardı.. Televizyon ekranlarını ona kapatmışlardı.. Çünkü iyi bir hatipti ve çıkınca insanları etkiliyordu.. Bir taraftan da türlü şekilde siyası baskı ve engellemelere maruz kalıyordu.. Fakat özgüveni çok yüksek bir adamdı Erkan Trükten ve vazgeçmiyordu. Bir çok mesede DOĞRU bir yerde durmuş GÜÇLÜDE durmuştu.. Etinden, sütünden, yününden faydalanmak varken böyle yüksek bir değeri ve aklı bile maalesef göz göre göre harcamışlardı.. O dönem için televizyonlarda boy gösteren ama aslında goy goy yapıyor olan, doğru bir analiz ve öngörüden de yoksun belki yüz tane isim bile belki bir tek Erkan Trükten etmezdi.. İşte bu adam gibi daha niceleri var idi.. Bir çok müthiş isim, samimi ve cesur yürek var idi.. Fakat maalesef hiç birini görmemiş, duymamış, fark etmemişlerdi.! Belli ki işlerine gelmiyordu.. İşte o uyumanın bedelini ise bir millet şimdi çok ağır bir şekilde ödüyordu.. Bir toplum kırılıyor, perişan oluyordu..
Şimdi ise sıra bebeklerimize ve çocuklarımıza gelmiş görünüyor.. Ve ben herkese sormak istiyorum; Ey insanlar, ey HAKK ve Hakikat ehli insanlar.! Ey insaf ehli insanlar, şefkat madeni kadınlar, aslan yürekli cesur erkekler.! Covidden sonra şimdide bebeklerimize musallat olan bir zihniyet için Hala susacak mısınız.? Masum bebeklerinize, çocuklarınıza Topuk Kanı ve Tarama Testleri bahanesi ile ilişilir, bebeklik aşıları bahanesi ile de yavrularınızı zehirlerlerken, YANİ bir çok zararlı maddeyi ve ağır metali o körpe, zayıf, daha anne sütü bile almamış bedenlerine BİLİM ADINA ALTINDA zerk ederlerken sizler hala susacak mısın..? Meşru dairede tepkinizi verip göz aydınlığınız olan yavrularınız için mücadele etmeyecek misiniz.?
Maalesef aile de, evliliklerde, doğumlar da hızla düşüyor, bitiyor kardeşlerim.. Yeni doğmuş bebekleri ise Topuk Kanı ve Genel Sağlık Taraması, bunun hemen akabinde de yoğun bir aşı takvimi programı ile hasta ediyorlar.. Ben hasta ediyorlar diyorum ama söyleyemediğim kısımları ise siz anlayın.! BİLİM adı altında kandırıldığınızı anladığınızda her şey için çok ama çok geç kalmış olacaksınız.! Yeni doğan bebeklerinizi acil korumaya almanızı tavsiye ederim.. Eğer iyi bir araştırma yaparsanız dediklerimin doğru olduğuna dair yüzlerce BİLİMSEL kanıt ve veri de göreceksiniz.! Nihayetinde onların size BİLİM diye sunduğu ile nasıl bir tezat oluşturduğu ile de yüzleşeceksiniz..
Tabiki şimdi biz böyle söyledik diye birileri hoplayıp zıplayabilir, gocuna bilirde.. Fakat aslında hoplayıp zıplayacak hiç bir şey de yoktur. Zira ben gördüğümü konuşmakta ve yazmaktayım.. Hem işini doğru ve dürüstçe yapanlar, yeminine sadık kalanlar vs niye gocunsunlar ki.? Hem YARASI OLAN GOCUNMAZ MI.?
Hem zaten genel manada işte bunlar değil miydi ki dünyanın ve insanlığın o en büyük yalanlarından ve tuzaklarından biri olan COVİD 19 meselesinde horul horul uyayanlar.? Yada bir şekilde yahut bir takım kaygılarla sessiz kalanlar.? Böylece aslında milleti de uyutanlar.? Doktorluğu ile, profesörlüğü ile, bilim adamlığı ile aslında en çok uyanık olması gerekirken en çok uyuyanlar ve sessiz kalanlar bunlar değil miydi.? En çok araştırması ve sorgulaması gerekirken ama sokakta ki sıradan bir insanın yaptığı araştırmayı, soruşturmayı ve sorgulamayı dahi yapamayan bunlar değil miydi.? Sağlık alanından gelen bu telikeye ve tuzağa karşı ilk önce bunların uyanık olması gerekirken ama uyuyanlar, sessiz kalanlar, araştırmayan, sorgulamayan ve etiketin güvenip çok bilmişlik yapanlar bunlar değil miydi.? Covid 19 aşılarını tabiri caizse KUTSAL SIVI gibi gören ve gösteren bunlar değil miydi.? Bütün bir insanlık beyaz yakalı doktorlar ve hemşireler eliyle tuzağa düşürülmedi mi.? Yani netice bu değil mi.? BİLİM kurulu diye ortaya çıkanlar sanki film kurulu gibi çıkmadı mı, başarısız olmadı mı.?
İşte durum vaziyet ve yaşananlar böyle iken şu durumda hastanelere ve doktorlara nasıl mutlak manada güvenip de kendinizi yada çoluk çocuğunuzu teslim edeceksiniz.? Araştırın, soruşturun, sorgulayın lütfen ve öyle gidin.. Dizilere, filmlere, maçlara ayırdığınız vaktin çeyreğini şu meseleye dair neler olduğuna ayırsaydınız belki küçük dilinizi yutardınız..
Bu arada o dönemde uyanık olupta milleti de uyandıran, konuşan, yazan, mücadele eden bir çok doktor ve hemşiremizi de tebrik ediyoruz.. Onlara bu millet ve insanlık çok şey borçludur. Onların önünde hürmetle eğiliyorum...
Özetle; AK partinin bir zamanlar o çok övündüğü sağlık sistemi ve politikaları herhalde ki ÇÖKMÜŞTÜR, iflas etmiştir.! Hatta millet için artık bir tehdit ve tehlike haline dönüşmüştür.! Bunu söylemek her ne kadar içimi acıtıyor olsa da düşüncelerim budur. Şu yapılanları ve küresel politikalara olan bağlılığı yada teslimiyeti görünce "BİZİ ASLINDA KİM YÖNETİYOR, BU ÜLKENİN İPLERİ, KONTROLÜ KİMLERİN ELİNDE" diye düşünmeden de kendimi alamıyorum.. Sağlık sistemi öyle içler acısı bir hale düşmüş, düşürülmüşki bu millette bu milletin evlatlarıda küresel deccalist bir zihniyetin politikalarına alet edilmiş hatta belkide feda edilmiş durumdadır sanki.. AK partinin yeri gelip bir tek oy hesabı yaparken gelinen şu durumda ise halkına hatta kendi seçmenine dahi MEYDAN OKUYARAK, İNATLA aynı yanlışlarda ısrar etmesi bazı konularda ALTININ ISLAK OLDUĞUNU düşündürüyor bana.. Ak parti maalesef ki seçimleri alana kadar her türlü numarayı çekip, milletin iyide gazını alıp fakat sonra tabiri casizse kendi halkını hatta bizzat kendi seçmenini dahi satan, YOK SAYAN, umursamayan, sallamayan bir hale evrilmiştir diye düşünüyorum.. Sahi Paris İklim Sözleşmesinin reddi için cumhuriyet tarihinin belki en büyük imza kampanyası olan ve Meclis Dilekçe Komisyonuna verilen o bir milyondan fazla imza ne oldu.? Kağale aldılar mı.? Salladılar mı.? Evet, malesef ki bu vatanın, milletin ve devletin kurtuluşu, selameti için oy verilen AK parti, bir çok meselede herhalde ki en büyük bir BELAYA ve TEHDİDE dönüşmüş, bu fedakar ve cefakar aziz millet ise çok büyük bir ihanete uğramıştır.!
Selam, Dua ve Hürmet ile...
|
Yorumlar
Kalan Karakter: