Bazı cümleler vardır, yüksek sesle söylenmez; insanın yüreğinde yankılanır.
“Mesele senin yüreğine dokunan dert, benim derdimdir” diyebilmek de onlardan biridir.
Bugün herkes kendi derdine düşmüşken, başkasının acısına kulak vermek cesaret ister. Çünkü başkasının yarasına dokunmak, insanın kendi vicdanıyla yüzleşmesini gerektirir. İşte bu yüzden mesele, yalnızca duymak değil; hissetmek, sahiplenmek ve gerektiğinde bedel ödemeyi göze almaktır.
Bir toplum, fertlerinin acılarına kayıtsız kaldığı gün çözülmeye başlar. Komşunun derdi yabancı, mazlumun feryadı uzak, yetimin sessizliği görünmez olursa; orada ne birlik kalır ne de dirlik.
Bizim mayamızda “ben” değil, “biz” vardır. Birimizin canı yandığında, hepimizin yüreği sızlar. Çünkü biliriz ki dert paylaştıkça hafifler, umut omuz omuza durdukça büyür.
Velhasıl…
Mesele çok konuşmak değil.
Mesele, gerektiğinde susup dinleyebilmek.
Mesele, çıkar hesapları değil, gönül hesabı yapabilmek.
Mesele, “senin yüreğine dokunan dert, benim derdimdir” diyebilecek kadar insan kalabilmektir. Savaş Aytimur kalın sağlıcakla
Yorumlar
Kalan Karakter: