Bebeğe Kayyum: Dün Linç, Bugün Sessizlik
Geçen sene bu zamanlarda “bebeğe kayyum” meselesi üzerinden ulusal basında uzun süre konuşuldum. Aslında konuşulmak değil; açıkça linç edildim.
Fatih Altaylı’dan köşe yazarlarına kadar birçok isim, meseleyi tartışmak yerine hedef göstermeyi tercih etti. Ulusal basında adeta organize bir linç kampanyası yürütüldü.
Bugün aynı çevrelere şunu söylüyorum: Samimiyseniz, bunları da yayınlayın.
O günlerde ahali, meseleyi bilmediği için değil; bilmek istemediği için ezber cümlelerle hakaret etti, küfür etti. Çünkü algıyla çalışan bir zihin sorgulamaz.
Bugün bakıyorum; Epstein sapıklığı patlak verince paylaşım yapanların önemli bir kısmı yine bilgi için değil, etkileşim için konuşuyor.
Geçen yıl, bebeğime kayyum atandığı dönemde Kemal Özer Bey’in YouTube kanalında açıkça anlattım: neden topuk kanı aldırmadığımı.
Tıbb-ı Nebevî’de de, kadim tıpta da “topuğu del” diye bir uygulama yoktur.
Bu noktada, İsrailiyyat'da ( Muharref Tevrat ) metinlerde geçen ifadeler de dikkat çekicidir:
“Seninle kadın arasına,
senin soyunla onun soyu arasına düşmanlık koyacağım.
Onun soyu senin başını ezecek,
sen de onun topuğuna saldıracaksın.”
Tevrat (Tanah), Tekvin / Bereşit 3:15
Öte yandan, Geleneksel Çin Tıbbı (TCM), böbrek meridyeninin ayağın tabanı ve topuk üzerinden başlayıp yukarıya doğru uzandığını; bu meridyenin yaşam özü (Jing) ve üreme fonksiyonlarıyla ilişkili olduğunu belirtir. Ben, bu olasılıkları göz önüne aldığım için topuğun delinmesine karşıyım. Modern tıp da olasılık ve istatistikleri göz önüne alarak tedavi planlarını oluşturur; o hâlde geleneksel Çin tıbbındaki olasılıkları da ciddiye alalım.
Topuk kanında arandığı söylenen altı genetik hastalığın tedavisi var mı ? ( sma örneğin )
Dr. Uğur Yılmaz da genetik geçen hastalıkların tedavisinin olmadığını söylemektedir.
Zaten mesele topuk kanı meselesi değildir.
Biz, klinik bulgu olmadan, acil bir durum olmadan, gereksiz hiçbir tıbbi işlem yaptırmıyoruz. “Hastaneye gitmeyin diyenler” için de bu not düşülsün.
Adana’daki çocuk kaçırma iddiaları yeni değildir. Yenidoğan çeteleri yeni değildir. Depremde kaybolan çocukların Hollanda’da ortaya çıktığına dair haberler de basında yer almıştır.
Benim bebeğim 2024 yılında dünyaya geldi. Epstein ağı ile DSÖ arasında bağlantı olduğunu düşündüğüm için, onların dayattığı zorunlulukları kabul etmedim.
Bana “bilim dışı”, “cahil”, “yobaz” diyenler şunu hatırlasın: KRT TV’de, Amerika’da aşıların otizmle ilişkilendirildiğini söyleyen bilim insanları olduğunu dile getirdim.
Bugün gelinen noktada, ABD’de aşı dozlarının 70’ten 11’e düşürüldüğü açıklandı.
Bilim, modern tıpla başlamadı.
Ve bilim, kesinlik demek değildir. Bilim bugün söylediğini yarın terk edebilir.
Sorgulayan yok.
Bize “bilim” diyerek gelenlerin, önce bilimin ne olduğunu öğrenmesi gerekiyor.
Ben bir yıl boyunca doğru bildiğimin üzerine gittim. Her çıktığım yayında da söyledim.
Bugün gündem olan birçok konu, dün linç edildiğim konuların aynısıdır.
Şimdi yaşananlardan sonra benim vicdanım rahat.
Gerisini herkes kendi vicdanına sorsun.
Yorumlar
Kalan Karakter: