Sokak Hayvanlarının da Can Taşıdığını Unutmayalım
Yayınlanma :
22.07.2020 11:24
Güncelleme
: 22.07.2020 11:24
Zamanın en büyük âlimlerinden olan Zembilli Ali Efendi, herkes tarafından
sevilen, sayılan hoş sohbet bir insanmış. Bir bahar mevsimi arkadaşları ile evinin
bahçesinde dostlarıyla sohbet ederlerken bahçe, adeta bir renk ve ses cümbüşü
imiş. Çiçeklerin burcu burcu rayihası içinde, ağaçların tepesinden cıvıl cıvıl serçe
ve bülbül sesleri geliyormuş. Sohbet kuşlarla başlamış, insanlar üzerine devam
etmiş.
Arkadaşlarından biri: “ Hocam en çok hangi kuşu seversiniz? Hocanın verdiği
cevap:”Ben bütün kuşları severim. Sadece kuşları değil bütün hayvanları
severim. Peki, hocam insanlarla alakalı düşünceleriniz? İnsanları da severim
ama hepsini değil. Hayvanların hepsi sevilmeye layık olduğu halde, insanların
hepsi sevilmeye layık değildir. Bazı davranışlarıyla hayvanlardan daha aşağı
düşerler. Sizce insan mı hayvandan üstün, yoksa hayvan mı insandan üstün?
İnsanlar hayvandan üstün yaratıklar olmasına rağmen, hayvanların da insandan
üstün tarafları vardır. Mesela onların içinde hiçbir müşrik ve münkir, hiçbir
yalancı, dolancı, nankör ve sahtekâr yoktur.” Zembilli Ali Efendinin kanaatine bir
nokta koyalım.
Dikkat ederseniz başıboş dolaşan bir sokak köpeğine bir kemik veya ekmek
parçası verdiğinizde, boylu boyunca yere uzanıp, göz yumup açarak minnetini
ifade edişine hayranlık duymamak mümkün değildir. Baktığınızda o gözlerde
sevginin hasını görebilirsiniz. Yine bir köpek ölüsünün yanından geçerken,
arkadaşlarının burunlarını kapatıp, gözlerini yumarken, Peygamberimizin ölü
köpeğin dişlerinin güzelliğinden söz etmesi ne kadar anlamlı. Demek ki her
şey gözde düğümleniyor. Güzel bakan leşte de olsa güzeli, çirkin bakan da
güzel de bile çirkini görüyor.
. Zaman zaman Sultan yaylasındaki kulübeme, fırınlardan temin ettiğim bayat
ekmeklerle çıkıyorum. Yayladaki sahipsiz köpekler önümden giden arabalar için
kıllarını kıpırdatmazken, beni ve arabamı görünce yerlerinden fırlayıp, kuyruk
sallayarak arabamı karşılamaları inanılmaz bir şekilde beni duygulandırıyor.
Evcil hayvanlar içinde köpeklerin en sadık hayvan olduğu söyleniyor.
Doğrudur. Herhangi bir köpeğe kim bir lokma ekmek verse, onun kokusunu alır,
ölesiye kadar onu unutmaz, gördüğünde tanır ve sevecen gözle bakar
kuyruğunu sallarmış. Nitekim İnançlarından dolayı zalim Roma krallarından
kaçıp mağaraya sığınan gençleri iki ayağı üzerinde mağaranın ağzında
koruyan Kıtmir gibi Japonya’da her sabah metroya kadar sahibini uğurlayıp,
mesai dönüşü yine sahibini karşılayan köpek, bir gün sahibi iş yeri kazası
geçirip dönmeyince ölünceye kadar yıllarca istasyonda beklemesi, yine
ülkemizde hastaneye yatan sahibini, hastaneden çıkıncaya kadar hastane
bahçesinde bekleyen köpek gibi, nice sahibine sadakatle bağlı olan köpek
haberlerini siz de sanırım benim gibi ilgi ile izliyorsunuzdur. Bütün bunlardan
sonra sokaktaki köpeğe tekme atan ile, zevkine arabası ile köpek ezen, kedi
yavrularını çuvala doldurup çöp konteynırına atan kardeşlerimize ne diyelim?
Kedi – köpek - at ve yaban hayvanların hem cinsleri ve mağdur olan diğer
hayvan yavrularına nasıl merhametle yaklaştıklarını gördüğümüz halde
bunlardan ibret alıp duygulanmayarak sokak hayvanlarına sadistçe acımasız
davrananlar hakkında gelin Zembilli Ali Efendiye hak vermeyin. Bu tipler işte
hayvanlardan da aşağı yaratıklardır. Hâşâ bu tiplerin dünyaya gelme sebebi
acaba canlılara eza ve cefa etmek mi acaba?
İnsanla hayvan arasındaki sevgiyi yeşerten paylaşma duygusudur. Hayvan
sevmenin zenginlikle, fakirlikle de bir ilgisi yoktur. Çoklarının zannettiği gibi
hayvan besleyenlerin hepsinin canı sıkılan, etrafın ilgisini çekmek isteyen varlıklı
insanlar olduklarını düşünmek de yanlıştır. Nice yoksul ve dar gelirli insanlar
vardır ki mahallenin kedisine, köpeğine sahip çıkar onlara gönüllü bakıcı olur.
Kısacası hayvanları sevmeyen çiçeği, böceği sevmediği gibi insanları da
sevmezler
Geçtiğimiz Cuma günü, çölde susuzluktan dili bir karış çıkmış köpeği sulayan
günahkâr insanın günahlarını, Cenab-ı Hakk’ın affettiğini hocamız vaazında
söyledi. Hele bu yaz mevsiminde kapımızın önüne evcil hayvanlar için
bırakacağımız bir çömlek su, yarın ahrette günahlarımıza kefaret olabilir.
Hayvanların da bizim gibi can taşıdığını, bizim gibi acıkıp susadığını
unutmayalım.www.kadirkeskin.net
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefreti körükleyecek yorumlar yapmayınız.
Irkçı, cinsiyetçi, kişilik haklarını zedeleyen, taciz amaçlı veya saldırgan ifadeler kullanmayınız.
Türkçe imla kurallarına ve noktalama işaretlerine uygun cümleler kurmaya özen gösteriniz.
Yorumunuzu tamamı büyük harflerden oluşacak şekilde yazmayınız.
Gizli veya açık biçimde reklam, tanıtım amaçlı yorumlar yapmayınız.
Kendinizin veya bir başkasının kişisel bilgilerini paylaşmayınız.
Yorumlarınızın hukuki sorumluluğunu üstlendiğinizi, talep edilmesi halinde bilgilerinizin yetkili makamlarla paylaşılacağını unutmayınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: