Eğitim seminerlerim için gittiğim İstanbul’da son seminerimi yüksek güvenlikli Maltepe L Tipi Cezaevinde verdim. Seminerime vesile olan Cezaevleri Genel Müdürlüğü Değerler Dergisi Koordinatörü Sayın Hakan Erdem Bey’e, cezaevine davet eden Cezaevi Müdürü Sayın Kasım Adıyaman Bey ile seminerimi planlayan Maltepe Cezaevi Rehber Öğretmeni Sayın Abdullah Tutkun Bey kardeşime çok teşekkür ederim.
Rehber öğretmen Sayın Abdullah Tutkun Bey kardeşimin seminer sonu gönderdiği mahkum kardeşlerimin yorumlarını, siz okurlarımla da paylaşmak istedim. Çünkü büyük-küçük insanlar, elinde bulunan nimetin kıymetini maalesef kaybettikten sonra anlıyorlar. Abdullah Bey’in özellikle belirttiğine göre; cezaevindeki mahkumların isimleri dışarı verilmediğinden, yorum yapan mahkumların isimleri “İsmi Mahfuz” olarak belirtilmiştir. Yorumlardaki ifade biçimleri yazanlara aittir.
-
"Hocam! Anlattıklarınız benim açımdan ibretlik anlatımlardı. Seminerinizi başından sonuna kadar dikkatle dinledim. Bugüne kadar bu salonda dinlediğim en verimli, en huzur verici seminerdi. Sizi dinlemekle içim ferahladı. Sizin gibi değerli bir büyüğümü tanıdığıma çok memnun oldum. Ben 20 yıldır bu cezaevindeyim. Buradan çıkmama çok az zaman kaldı. Dışarıdan gelen bilgilerden dolayı 20 yıldır bileniyordum. Ama sizin; 'Dışarıdan gelen yalan yanlış bilgilere kulaklarınızı kapatın. Fırat’ın ağzına gem vurabiliriz de nitekim Keban Barajı ile vurduk. Ama insanların ağzına gem vuramayız' sözünüz benim kafama dank etti. Şahsen bana çok katkıda bulundunuz. Çok değerli bilgiler verdiniz. İnsanlara hizmet yolunda size başarılar diliyorum sayın hocam. Saygılarımla…" (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam arkadaş... arkadaş... arkadaş... Evet; anamızı, babamızı ve kardeşlerimizi Allah seçiyor. Arkadaşlarımızı ise buyurduğunuz gibi kendimiz seçiyoruz. Beni yıkan davalar, depremler değil; canım ciğerim kadar sevdiğim arkadaşlarım. Beni buraya düşüren maalesef kardeşim gibi sevdiğim arkadaşım. Buradan çıkınca o şerefsizin yüzünü dahi görmek istemiyorum. Gençliğimi ve en güzel yıllarımı çaldı." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam, yaşlı ak saçlı adamın genç bir bayanla evlenme hikayesi çok etkileyiciydi. Hanımının yanında genç görünmesi için berberden saçlarının beyazını ayıklaması isteğine karşılık; berberin adamın saçlarını makineye tutup önüne yığarak, 'Benim işim çok var, sen ayıkla saçının beyazını siyahını' sözü bizim için çok düşündürücüydü. Biz buraya düşmekle suçu hep başkalarında arıyoruz. Dışarıda herkes işinin, eşinin başında iken 'Biz neden buradayız?' diye düşünmüyoruz, hep başkasında arıyoruz. Onun için de çoğu kez aramızdan dışarı çıkıp da kısa zaman sonra tekrar buraya düşen çok arkadaşımız oluyor. Diğer arkadaşlarımı bilmem ama ben kendi payıma dersimi aldım. Çok teşekkür ederim sayın hocam." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam, sözünüzün başında; 'Dışarıda gezen insanlar ne kadar suçsuz ve günahsız değilse, burada bulunan insanların da hepsi suçlu ve günahkar değildir. En büyük yargıç insanın vicdanıdır. Vicdanın sesi Tanrı fısıldamasıdır. Vicdanınız size suçlusunuz diyorsa suçlusunuz, suçlu değilsiniz diyorsa suçsuzsunuz' dediniz. Bu sözünüz içimi o kadar ferahlattı ki... Hayatımda duyduğum en güzel sözlerden biri. Evet, buraya düşmemizde hatamız olmasına rağmen, bizi buraya düşüren kötü insanların da payı var. Özellikle beni buraya düşüren şerefsizin biri... Buradan çıkınca onun için bir şeyler düşünüyordum. Ama sizi dinledikten sonra tekrar buraya düşmemek için onu Allah’a havale ediyorum. Seminerinizin bana çok faydası oldu hocam; beni düşündürdü ve aynı zamanda vicdanen ferahlattı. Sağ olun hocam, sizden çok faydalandık." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam! Buralara gelip değerli bilgilerinizi bizimle paylaşıp bizleri aydınlattığınız için size minnettarız. Söyledikleriniz bizim hayat yolculuğumuz için çok faydalı bilgilerdi. Keşke buralara düşmeden önce sizin gibi değerli bir büyüğümüzle karşılaşsaydık. 'Boş kafalar şeytanların çalışma odasıdır' sözünüzü buradan çıkınca asla unutmayacağım. Doğruyu ve yanlışı ayırt etme konusunda verdiğiniz örnekler çok etkileyiciydi. Bu arada; 'Öfke hali delilik halidir. Delinin ne yapacağı belli olmadığı gibi öfkeli insanın da ne yapacağı belli olmaz' sözünü dinlerken farkında mısınız gözlerim yaşardı. Sadece ben değil, birçok arkadaşımız bir saniyelik öfke sonucu buradayız. En güzel gençlik yıllarım bu soğuk duvarlar arkasında geçiyor. Buraya düşmekle akıllandım ama ne çare; söylediğiniz gibi 'Gençlik tutulmuyor elle, günlerimiz geçiyor boş yere.'" (İsmi Mahfuz)
-
"Çok beğendim hocam. Ağzına sağlık. Çok etkilendim vallahi."
-
"Hocam buraya düşeli dinlediğim en iyi konferanslardan biri oldu. 'Hayatta yanlışlıkları örnek almayanlar örneklik duruma düşerler' sözünüz içime cız etti. İşte ben yanlışları örnek almadığım (ders çıkarmadığım) için örneklik duruma düştüm. Her şey için teşekkürler hocam." (İsmi Mahfuz)
-
"Konferans keyifliydi. Sıkılmadan dinledik. Hocamız yaşlı kurt. Keşke böyle bir hocamın öğrencisi olsaydım. Ülkemize ve insanlığa birçok katkısı olmuş. Allah hocamız gibi insanların sayısını artırsın." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam sohbetiniz çok iyiydi. Allah sizin gibilerden razı olsun. Kitap hediye ettiğiniz için de çok mutlu oldum. Tekrardan sizin sohbetinizde bulunup sizi dinlemeyi çok isterim. Saygılarımla." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam bugün sizi dinledikten sonra, bundan sonraki hayatımda kafamı şeytanın çalışma odası haline getirmeyeceğim. Öfkemi yenip şeytanın vesveselerine fırsat vermeyeceğim. Yanlış kişilerle beraber olmaktan, sizin deyiminizle kobra yılanından kaçar gibi kaçacağım." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam değerli bilgileriniz ve katkılarınız için sağ olun. Bize hayatta yardımcı olmak, nefsimize sahip çıkmak ve buradan çıkınca iyi bir insan olmamız konusunda verdiğiniz bilgiler çok kıymetliydi. İnşallah yasa çıkar da sizi tekrar görmek ve sizi dinlemek isterim. Semineriniz cezaevlerinde kalan kardeşlerimiz için çok uygun. Bütün cezaevleri bu konferansı dinlemeli. Bugün şahsen ben kendi adıma çok faydalandım. Ağzına diline sağlık hocam. Saygı ve sevgilerimle..." (İsmi Mahfuz)
-
"Sayın hocam, verdiğiniz konferansınızla bizi aydınlattınız. Anlatımlarınız çok etkileyici. Hepimiz kendi payımıza düşeni aldık. Bu güzel sözleriniz hiç tükenmesin. İnanın ki hocam sizi dinledikten sonra içim ferahladı. İnsanın kırk gün aç, dört gün susuz, dört dakika havasız yaşayabileceğini ama dört saniye umutsuz yaşayamayacağını; intiharların genelde son dört saniyede olduğunu söyleyerek Allah’tan umut kesmememizi, burada açılan kurslara devam ederek meslek öğrenmemizi söylediniz. Cezaevinde meslek sahibi olup da çıktıktan sonra patron olan arkadaşları anlatmanız beni ümitvar yaptı. Çok teşekkür ederim hocam, Allah sizin gibi büyükleri başımızdan eksik etmesin." (İsmi Mahfuz)
-
"'Boş kafalar şeytanın çalışma odasıdır.' Böyle bir sözü ilk defa sizden duydum. Maalesef burada bulunan bizler, kafamızı şeytanın çalışma odası haline getirip şeytana uyduğumuz için buradayız. Şeytanla ve şeytanlaşmış insanlarla olmanın sonunda hem paramı hem de itibarımı kaybettim. Bir daha onlarla mı? Asla. Şimdi akıllandım ama bana çok pahalıya mal oldu. Bizi aydınlattığınız için çok teşekkür ederiz sayın hocam." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam para ve zamanımı boş yere harcamanın pişmanlığı içindeyim. Keşke sizin gibi insanlarla buralara düşmeden karşılaşsaydım. Ama ne çare? Bundan sonra mı? Kötü insanlardan sizin deyiminizle kobra yılanından kaçar gibi kaçacağım." (İsmi Mahfuz)
-
"Hocam keşke seminer sonu bizi sizinle yalnız bıraksalar da doyasıya kadar derdimi size anlatabilsem. Bunun mümkün olmadığını ben de biliyorum. Ama konuşmalarınızı beynimin dibine kazıdım. İnşallah buradan çıkınca bir daha buralara düşmemek için anlattıklarınız bana ışık tutacaktır. Onları seminerden sonra teker teker yazacağım. Sağ olun hocam, Allah size uzun ömürler versin de yaralı yüreklere merhem olun. Bugün benim yarama merhem oldunuz sayın hocam, saygılarımı sunuyorum, ellerinizden öpüyorum." (İsmi Mahfuz)
Not: Beni bu yaralı yüreklerle buluşturan Cezaevleri Genel Müdürlüğü Değerler Dergisi Koordinatörü Sayın Hakan Erdem Bey’e, Maltepe L Tipi Cezaevi Müdürü Sayın Kasım Adıyaman ile Rehber Öğretmen Sayın Abdullah Tutkun ve Şeref Ocak Bey kardeşlerime çok teşekkür ederim.

Yorumlar
Kalan Karakter: