Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump'ın İran medeniyetini yok etmeye yönelik son açıklamalarına sert bir dille karşı çıktı. Küresel siyasette tansiyonun hızla yükseldiği bir dönemde gelen bu tehditkar ifadelere sosyal medya üzerinden yanıt veren Arıkan, tarihi bir perspektif çizerek gücün ve kibrin kalıcı olamayacağını vurguladı.
"Medeniyetler Bombalarla Silinemez"
Arıkan, ABD Başkanı Trump'ın İran medeniyetinin bir gecede yok olacağına dair sözlerini eleştirerek, hiçbir askeri gücün veya siyasi tehdidin köklü bir kültürü ortadan kaldırmaya yetmeyeceğini belirtti. Saadet Partisi lideri, medeniyetlerin yalnızca fiziki yapılarla değil; inanç, tarihi hafıza ve toplumsal direnişle ayakta kaldığını ifade etti. Askeri operasyonların ve yıkıcı silahların halkların kültürel derinliğini silemeyeceğini dile getiren Arıkan, bu tür söylemlerin sadece söylem sahibinin kibrini yansıttığını ve dünya barışına derinden zarar verdiğini savundu.
Firavunlar ve Nemrutlar Benzetmesi
Açıklamasında geçmişten örnekler vererek zalimlerin tarihsel akıbetine dikkat çeken Mahmut Arıkan, kendini mutlak güç sahibi zanneden liderlerin yüzyıllar boyunca hep aynı sonu paylaştığını hatırlattı. Arıkan, "Tarih, kendini Tanrı yerine koyanların ve halkların kaderine tek başına hükmettiğini sananların çöküşüne defalarca şahitlik etmiştir. Firavunlar ve Nemrutlar da aynı kibirle konuştu ancak hepsi tarihin karanlık sayfalarına gömüldü" diyerek, aşırı güç zehirlenmesinin siyasi arenada kaçınılmaz bir yıkım getireceğine işaret etti.
"Bu Gece Trump'ın Sonu Olacak"
Saadet Partisi liderinin açıklamasındaki en dikkat çekici vurgu ise ABD Başkanı'nın kendi siyasi geleceğine yönelik oldu. Arıkan, Trump'ın tehdit dilinin aslında kendi sonunu hazırlayan bir zihniyetin ürünü olduğunu belirterek, "Bu gece bir medeniyetin değil, bu dili kuran kibrin ve zihniyetin sonu olacaktır. Zulüm büyüdükçe çöküş yaklaşır. Bugün bir medeniyetin ölüm fermanını imzaladığını düşünenler, yarın kendi siyasi ve ahlaki enkazlarının altında kalmaya mahkumdur" değerlendirmesinde bulundu. Hakikatin ve halkların kalıcı, zalimlerin ise geçici olduğunu vurgulayan Arıkan, devlet başkanlarının diplomasi dilini terk ederek medeniyetleri hedef alan tehditkar söylemlere yönelmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Saadet Partisi Genel Başkanı'nın bu çıkışı, emperyalist politikalara karşı ilkesel bir duruş olarak kayıtlara geçti.

Yorumlar
Kalan Karakter: