Toplumu da boş yere endişe ve gerilime sevk ediyoruz. Özelleştirildikten sonra sanki Soma'nın vazgeçilmezi haline dönüştürülen konu Soma kamuoyunu sürekli meşgul etmektedir. Oysa bu meselenin hem ulusal, hem evrensel, hemde temel olarak yöresel gerçekliği üzerinden tartışan yok. Sermayederlerin, sermayederlerle olan çatışmasını kavgasını koca bir şehir çekmek zorunda kalıyor. Herkes anlayıncaya kadar anlatacağız. Bu konu ile ilgili bu yazımda sadece ana başlıkları alt alta sıralayacağım. Daha sonra bu ana başlıkları birer başlık altında yazı dizisi haline getireceğiz. Aşağıdaki ana başlıklara isterseniz göz atalım sonrasını daha sonra konuşacağız.
1️⃣ Bu meselenin ilk sorumlusu 23 yıldır Soma'da 4 dönem belediyeyi yöneten Akepe iktidarıdır.
2️⃣ Soma'da 4 dönem iktidar olan Akepe'li tüm yöneticilerinin yine ülkeyi 23 yıldır yöneten hem merkezi hemde yerel yöneticilerinin kendi iktidarları tarafından 2009 yılında Merkezi hükümetleri tarafından imzalanan Kyoto protokolünden hiçbirinin haberi yok.
⬇️
⬇️
https://iklim.gov.tr/kyoto-protokolu-i-35
Sadece bununla mı kalıyorlar peki ?
22 Nisan 2016 Merkezi hükümetleri tarafından imzalanan Paris İklim Antlaşmasından da haberleri yok.
⬇️
https://www.mfa.gov.tr/paris-anlasmasi.tr.mfa#:~:text=%C3%9Clkemiz%2C%20Paris%20Anla%C5%9Fmas%C4%B1'n%C4%B1%2C,bir%20%C3%BClke%20olarak%20imzalad%C4%B1%C4%9F%C4%B1m%C4%B1z%20vurgulanm%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1r.
⬇️
https://www.greenpeace.org/turkey/blog/turkiye-paris-iklim-anlasmasini-onayladi-peki-simdi-ne-olacak/
3️⃣ Soma Torku Termik Santralinin 2015 yılından bugüne işletmesi ve sahibi olan Anadolu Birlik Holdingin son dönem açıklamalarını Soma'da faaliyet gösteren Maden Şirketi işletme ve sahipleri çok iyi okuması ve anlamasına rağmen Soma'da ellerinin altında bulunan sendika ve siyasetçilere farklı bilgilerle kaba tabiriyle gaz vererek süreci işletiyorlar.
4️⃣ Torku ne istiyor ? Açıkca beyan etmeselerde her açıklamalarının arkasında dolaylı ve net bir şekilde konuyu asli olarak şuna getirmeye çalışıyorlar. Bize kendi kömür sahamızı verin. Biz kendi kömürüzü çıkarıp elektriği bu şekilde üretelim. Tıpkı Kolin'in ortak olduğu ve daha yeni üretime geçen Hdyrogen Enerji (şimdiki Türkçesi ile Hidro-Gen) gibi...
5️⃣ Peki 2015 yılından bugüne Termik Santrali işleten Torku, işlettiği santralden bahsettikleri gibi zarar mı etmekte elbette hayır. Sıradan bir vatandaş bile resmi web sitelerinde araştırma yapmış olsa konunun aslında böyle olmadığını görür. Ki, Soma'da bu konuda yorum yaparak siyaset yapanların bile bunlardan haberi var mı orasında muamma ?
6️⃣ İlçemizde bu kurum ve kuruluşla ilgili fikir beyan eden, mesele ile ilgili çaba sarfeden herkes sermayederlerin algısına kapıldığını aynı zamanda Torku tarafından beyan edilen herşeye de istemsiz bir şekilde ya da isteyerek beyanlarıyla şirketin istediklerini yerine getirdiklerinin farkında bile değiller.
7️⃣ Termik Santralin kapacağına inananlar, Paris İklim Antlaşmasına imza atan Akepe iktidarının anlayışına bakıp ve Paris İklim Antlaşmasını okusunlar.
8️⃣ Termik Santralin kapacağına inananlar, Kyoto protokolüne imza atan Akepe iktidarının anlayışına bakıp ve Kyoto protokolünü okusunlar.
9️⃣ Torku'nun o kadar gücü varsa Termik santralin İşletmeciliğine son verip üretimi durduruyorum desin. Gücü buna yeter mi ? Ya da örneklendirecek olursak Soma'da herhangi Maden şirketi aynı şekilde tavır alsın bakalım ne olacak. A şirketi gider, B şirketi gelir devlet bir şekilde bu Termik santrali mutlaka işletir.
🔟 Kimse panik yapmasın öyle basit değil hiçbir şey. Sermayederlerin birbirleriyle çatışmaları, başka sermayederlere fırsat doğurur. Biri gider, diğeri gelir. Önemli olan bizim halkın diyaretli olup tavır koymasıdır.
Daha öncede bu meseleyle alakalı da aynı fikirlerimi paylaşmıştım. Şirketin istediği belli, maden şirketlerinin de istediği belli. Kimsede bu memlekette aç kalmaz. O kadar endişe verici bir konuysa şayet, o zaman yerel idare organize sanayi bölgesi için uzun vadeli bu şehrin geleceği adına hızlı çözümler geliştirmelidir. 200 yıllık kömür rezervi olan bir bölge asla aç kalmaz. Aç kalacağını düşünenler kendi geleceklerini ve bu kentin geleceğini düşünmeyenlerdir. Hiçbir şey o kadar basit değil. Birilerinin şirketlerden rant beklentisi veya gidecek koltuklarının endişesiyle oluşturdukları algı savaşı ve bu algı savaşıyla birilerinin gönlününü hoş tutmak için merkezi hükümet ile meclisin muhalefet partilerinin genel merkezlerine verilen yanlış bilgiler neticesiyle oluşan ve toplumu endişe ile gerginliye sevk eden herkes bundan sonraki süreçte alet oldukları tüm bu sürecin hesabını vermek zorunda kalırlar. Bu kenti bedavaya gerginliye endişeye sürüklemeyin. Asli sorun #havakirliliğidir. Organize şekilde tüm herkes isteyerek ya da istemeyerek sermayederler savaşında bir şeylere alet olup bu konuyu askıya alıyor ve asli sorun unutuluyor. Asli soruna dönmek şarttır.. Bu meseleyi daha farklı başlıklar altında detaylı bir şekilde sizlerle paylaşacağım.
Gökan Özgür Zırhlı
Yorumlar
Kalan Karakter: