(MHA) – Aralık ayında asgari ücret ve maaş zamları öncesinde market raflarındaki fiyat artışlarından şikâyet eden tüketici, ocak ayında çok daha sert bir zam dalgasıyla karşılaştı. Birçok zincir ve yerel markette neredeyse her kalemde yeni etiketler görülürken, gıda fiyatlarındaki hızlı yükseliş hem vatandaşın bütçesini hem de enflasyon beklentilerini altüst etti.
Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2026 yılının ilk ayında Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yüzde 4,84 artarken, yıllık enflasyon da yukarı yönlü seyrini sürdürdü. Ancak mutfak alışverişine yansıyan tablo, resmi rakamların da üzerinde bir artışı işaret ediyor. Aynı marketten yapılan benzer sepet alışverişlerinde, aralık–ocak döneminde yüzde 30-40’lara varan fiyat farkları dikkat çekiyor.

Tüketici tarafında, “mevsim etkisi” gerekçesinin ötesine geçen, nedeni net açıklanmayan artışlar konuşuluyor. Sosyal medyada paylaşılan fişler, gazetelere gönderilen şikâyetler ve raf incelemeleri, özellikle gıda kalemlerinde olağanüstü bir fiyat hareketine işaret ediyor. Vatandaşlar, Ramazan ayı yaklaşırken yeni ve daha sert zam dalgalarından endişe duyuyor.
Ocak ayının zam şampiyonları arasında süt ve süt ürünleri öne çıkıyor. Kasım–aralık aylarında indirimli bir market ve yerel bir markette 700 gramlık tereyağı 340 lira civarında satılırken, aynı ürünün fiyatı 16 Ocak’ta 435 liraya, geçen hafta ise 480 liraya yükseldi. Paketli kaşar peynirlerinde de hem gramaj düşüşü hem fiyat artışı bir arada yaşanıyor. Birkaç ay önce 700-750 gramlık ambalajlarla satılan ürünler çoğunlukla 600 grama gerilerken, aralıkta 235 liraya alınan 600 gramlık aynı marka kaşar peynirinin etiketi ocak sonunda 279 liraya çıktı.
Süt ve süt ürünlerinde çiğ süt fiyatlarındaki artış gerekçe gösteriliyor. Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt tavsiye fiyatını 22 Ocak itibarıyla litre başına 22,22 liraya yükseltmesinin ardından, birçok firmanın fiyatları bu tarihten önce ve sonra kademeli olarak artırdığı belirtiliyor. Tam yağlı bir litre sütün 47 liradan 54 liraya çıkması, 400 gramlık zeytinin 84 liradan 119 liraya yükselmesi, tüketicinin tepkisini daha da büyüttü.
Raflardaki bir başka sorunlu başlık ise “gramaj oyunları” olarak bilinen uygulama. Önceden 700 gram satılan ürünlerin 600 grama düşürülmesi, paket içi adet sayısının azaltılması ya da boyutların küçülmesine rağmen aynı ya da daha yüksek fiyat uygulanması, tüketici nezdinde “gizli zam” olarak değerlendiriliyor. Mevzuata göre, gramaj ya da adet değişikliğinin ambalaj üzerinde açıkça belirtilmemesi ve bunun tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılması, ciddi yaptırımları beraberinde getiriyor.
Mevsim meyve ve sebzelerinde tablo farklı değil. Yeşil soğan demeti 75 liraya, kırmızı lahana 60 liraya, bir adet kıvırcık marul 50 liraya çıktı. Don ve iklim koşullarından olumsuz etkilenen elmada fiyat 90-100 lirayı bulurken, ayva 130, armut 110, nar 100, limon 120 liraya kadar yükseldi. Kereviz 95, pırasa 65, brokoli ise 100 lira seviyesine geldi.
Bahar ekimi ve yoğun yağışların etkilediği seralarda ise, domates 90-100, salatalık 110-120, biberler 140 lira, kabak 120, patlıcan 140 lira bandını gördü. Önemli bir üretim merkezi olan Antalya Kumluca’da seraları önce sel, ardından hortum vururken, Kumluca Ziraat Odası Başkanı Hidayet Kökce, tarladaki fiyatlarla market rafları arasındaki uçuruma dikkat çekiyor. Kökce, son 10 günde üretici fiyatlarında düşüş yaşandığını belirterek, “Üretici elindekini de çok düşük fiyata verdi ama buna rağmen raflarda ‘sel vurdu’ bahanesiyle yüksek fiyatlarla karşılaşıyoruz. Bu iki haftalık sürecin geriye dönük olarak mutlaka denetlenmesi gerekiyor.” çağrısında bulundu.
Kırmızı ette ise yükseliş trendi hız kesmiyor. Dana kıyma 700-750 lira, dana kuşbaşı 850-950 lira aralığına yerleşirken, diğer dana ürünlerinde kilogram fiyatları bin liranın üzerine çıkmış durumda. Piyasayı rahatlatma amaçlı adımlar atılsa da, tüketici aralık ayında gelen zamların üzerine ocakta yeni artışlar görmeye devam ediyor.
Gıda sepetinin nadir “sürpriz indirimi” ise yumurtada yaşandı. İç pazarda üretimin artması, ihracat kanallarındaki sorunlar ve arz fazlası nedeniyle, 30’lu kolilerde yumurta fiyatı 170-180 lira bandından 110 liranın altına kadar geriledi. Ancak vatandaşlara göre, birkaç kalemdeki bu gevşeme genel enflasyon baskısını hafifletmeye yetmiyor.
Öte yandan Ramazan ayı yaklaşırken dışarıda iftar yapmanın maliyeti de netleşmeye başladı. Lokantalarda kişi başı iftar menülerinin 500 liradan 2 bin liraya kadar değiştiği, zincir restoranlarda ise bu rakamın 2 bin ile 3 bin lira aralığına çıktığı belirtiliyor. Otellerin açık büfe iftar organizasyonlarında ise kişi başı fiyatların 3 bin liradan başladığı ifade ediliyor.
Yetkililer, gıda fiyatlarında haksız ve spekülatif artışlardan şüphelenen tüketicilerin şikâyet kanallarını kullanmalarını istiyor. Alo 174 Gıda Hattı’nı arayarak, WhatsApp hattına yazılı veya görsel göndererek, [email protected] adresine e-posta ileterek ya da ilgili web sitesi üzerinden canlı destekle başvuru yapılabiliyor. Ayrıca e-Devlet üzerinden “Haksız Fiyat Artışı Şikâyet Bildirimi” hizmetiyle de raf fiyatları, gramaj değişiklikleri ve benzeri konularda resmi bildirimde bulunmak mümkün.
Yorumlar
Kalan Karakter: