Mehmet Tekin/Manisa
Özdağ, kazanın önceden haber verildiğini ve bölgedeki jeolojik yapının bir felakete davetiye çıkardığını vurguladı. Yöre sakinleri, Sivil Toplum Kuruluşları (STK) ve Türkiye Barolar Birliği'nin uyarılarına rağmen, mevcut bakan tarafından "kanunun kendisine verdiği yetkiyi kötüye kullanarak" ÇED raporuna onay verildiğini savundu.
TBMM'nin rolünü de eleştiren Özdağ, iktidar milletvekillerini "milletimizin ve ülkemizin kaderini etkileyen konularda sadece el kaldırıp indiren bir görev üstlenmekle" suçladı.
Maden şirketlerinin vurdumduymaz davranmasının sebebinin 2019'da TBMM'de onaylanan kanun olduğunu öne süren Özdağ, kanuna onay veren milletvekilleri ve ÇED raporuna imza atanların da sorumlu olduğunu vurguladı.
2019'da maden kanununun 214 kabul, 36 ret oyu ile geçtiğini ve 342 vekilin oylamaya katılmadığını hatırlatan Özdağ, bu durumun hazin olduğunu ve bu vekillerin de sorumlu olduğunu ifade etti.
TBMM'ne getirilen fakat felaket sonrası ertelenen maden kanunu teklifinin de bu açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirten Özdağ, bu felaketin sorumlularının hesap vermesi gerektiğini ve madencilik faaliyetlerinin denetlenmesi ve kontrol altına alınması için acil adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Özdağ'ın soruları ise şu şekilde;
Bu firmalar neye göre bu kadar vurdumduymaz davranıyor?
2019'da TBMM'de altın madenlerini de ilgilendiren kanunu bu meclis onayladığı için mi?
Bu kanunun altında onayı bulunan milletvekilleri ile ÇED'in altında imzası olanlar çok mu masum?
342 vekil neden oylamaya katılmadı? Diye sordu.
Yorumlar
Kalan Karakter: